Bosch bir reklam…

Diyalog metni:

- Hayrola?

- Sorma. Bütün gün toplantıdaydım. Kaynak yok, ödenek yok. Kimsenin umrunda değil. Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakacağız biz? Sahi çocuklar nerede?

- Babaannede kalacaklarmış. Eğleniyorlar orada.

- Sen ne yaptın?

- Hiç… Projene küçük bir destek. Çamaşırı tartıp, ne kadar deterjan koyacağını gösteriyor.

- Tartıyor? Makine kendisi tartıyor?

- Aynen öyle. Elektrik ve suyu da ona göre ayarlıyor.

- Kimse umursamıyor artık böyle şeyleri biliyorsun değil mi?

- Ben seni umursamadan yaşayamam ki.

Bosch. Yaşam için teknoloji.

Çekim tamam da, reklamın söylediği birşeyler de olmalı. Söylenenlere bakıldığında; bu reklam uzun zamandır rastladığım içeriği en boş reklamlardan biri.

İşte bunlar da herkesin aklına gelebilecek sorular:

- İşgünü hiçbirşey yapmayan, evde oturan bir erkek ve karamsar bir kadının evi neden şato gibi yüksek tavanlı, sütunlu ve geniş olur?

- Toplantıda çare bulunamayan kaynak, ödenek nedir ki, çocuklarımıza kötü bir dünya bırakmamıza sebep oluyor?

- Çocuklar neden babaannelerinde?

- Bir çamaşır makinesi nasıl bir projeye destek olabilir? Çamaşır tartma projesine mi?

- Kimse ne gibi şeyleri umursamıyor? Çamaşır tartmayı mı? Çamaşır makinelerini mi? Kullandığı deterjan miktarını mı?

- Konuyu daha da anlamsızlaştıran sondaki “romantik!?” cümleye ne gerek vardı?

- “Bosch. Yaşam için teknoloji.” sesi, Adnan Polat’ın sesine neden bu kadar fazla benziyor?

Reklamdan çıkan tek işe yarar bilgi, bahsi geçen çamaşır makinesinin çamaşırı tarttığı. Yani reklamın konusu yok, spotu var. Ve spotu verebilmek için tıkıştırılmış bir dünya laf…

Bu kadar anlamsız olmasına rağmen, reklamın haftalar sonra ikinci turunu dönüyor olması da şaşırtıcı tabi…

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Creative Commons License
İlyas Arslan Blog by İlyas Arslan is licensed under a Creative Commons Attribution-Share Alike 3.0 Unported License.