Saç tellerimizi sayborglara benzetip saç “kas”larımızı gelişir gibi gösteren Fight Club introsu tarzındaki animasyonun kalitesi yüksek. Fakat reklamın en çarpıcı yeri placebo testi bilgisi ve ekranın altındaki yıldızlı açıklamalar. Tüm açıklamalardan anlaşılanlar: “Placebo testi, ağırlıkla ilaç endüstrisinde kullanılırmış.” ve “İlk ve tek molekül derken, sadece haricen uygulanan ürünler arasında ilk ve tek molekülmüş zatı muhterem Aminexil.”
Placebo testi; birçok durumda bilimsel olarak açıklanamayan şeylerin destekçisi konumuna geçebiliyor. Bilimsel olarak açıklanamayan şeylerin de “bilimsel” olabileceği savını destekleyenler, bu gibi araştırma şekillerini özellikle tercih ediyorlar. Böylece de her türlü akla hayale gelmedik saçmalığı rasyonalize edip, bilimsel yaftasıyla pazarlayabiliyorlar.
Homeopati denen hurafe için birçok “kariyerli” bilim adamı da bu gibi testlere başvurmuştu ve bunlardan bir kısmı bilimsel olarak mantıksız bu iddianın, doğru olduğunu bile söylemişti. Fakat tabi ki işin sonunda şüpheciler haklı çıkmış ve kurallara uygun bir araştırmayla homeopatik suyun, normal sudan hiçbir farkı olmadığı kanıtlanmıştı.
Bu gibi “yandan geç” anlayışları; bilime gözle görülür zarar vermektedir. Ve bilim öğrettiğini iddia eden bazı üniversiteler bile; bu bilimdışı anlayışlara teslim olmuştur. Gerçek bilimle, çöplük bilim (junk science) arasındaki farkın anlaşılmasına çok ihtiyacımız var. Fakat ticari getiri için birçok şeyi göze alabilecek şirketler, bu ihtiyaca pek te hizmet etmiyorlar.
“Bu ürün şu etki ve etkileşimlerle insan ırkının saç tellerini ve köklerini güçlendirir.” demeyip te metafiziğin arka kapılarını kullanır gibi “İşte bulduk sonunda mucizevi molekülü. Tam olarak ne yaptığını bilmiyoruz ama placebo testi bize birşeyler yaptığını söylüyor.” gibi simyacı bir mantık ortaya çıkar, ki bu gibi işlerden zararlı çıkan insanlar her zaman çoğunluktadır.