‘Reklam Kritik’ Kategorisi için Arşiv

Nike Football - Take It To the Next Level

Perşembe, 15 Mayıs 2008

Guy Ritchie’nin, Nike reklamı. Eleştirmesi çok zor…

Bosch bir reklam…

Cuma, 29 Haziran 2007

Diyalog metni:

- Hayrola?

- Sorma. Bütün gün toplantıdaydım. Kaynak yok, ödenek yok. Kimsenin umrunda değil. Çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakacağız biz? Sahi çocuklar nerede?

- Babaannede kalacaklarmış. Eğleniyorlar orada.

- Sen ne yaptın?

- Hiç… Projene küçük bir destek. Çamaşırı tartıp, ne kadar deterjan koyacağını gösteriyor.

- Tartıyor? Makine kendisi tartıyor?

- Aynen öyle. Elektrik ve suyu da ona göre ayarlıyor.

- Kimse umursamıyor artık böyle şeyleri biliyorsun değil mi?

- Ben seni umursamadan yaşayamam ki.

Bosch. Yaşam için teknoloji.

Çekim tamam da, reklamın söylediği birşeyler de olmalı. Söylenenlere bakıldığında; bu reklam uzun zamandır rastladığım içeriği en boş reklamlardan biri.

İşte bunlar da herkesin aklına gelebilecek sorular:

- İşgünü hiçbirşey yapmayan, evde oturan bir erkek ve karamsar bir kadının evi neden şato gibi yüksek tavanlı, sütunlu ve geniş olur?

- Toplantıda çare bulunamayan kaynak, ödenek nedir ki, çocuklarımıza kötü bir dünya bırakmamıza sebep oluyor?

- Çocuklar neden babaannelerinde?

- Bir çamaşır makinesi nasıl bir projeye destek olabilir? Çamaşır tartma projesine mi?

- Kimse ne gibi şeyleri umursamıyor? Çamaşır tartmayı mı? Çamaşır makinelerini mi? Kullandığı deterjan miktarını mı?

- Konuyu daha da anlamsızlaştıran sondaki “romantik!?” cümleye ne gerek vardı?

- “Bosch. Yaşam için teknoloji.” sesi, Adnan Polat’ın sesine neden bu kadar fazla benziyor?

Reklamdan çıkan tek işe yarar bilgi, bahsi geçen çamaşır makinesinin çamaşırı tarttığı. Yani reklamın konusu yok, spotu var. Ve spotu verebilmek için tıkıştırılmış bir dünya laf…

Bu kadar anlamsız olmasına rağmen, reklamın haftalar sonra ikinci turunu dönüyor olması da şaşırtıcı tabi…

Nissan 4×4 - (Doğal Cazibe?)

Çarşamba, 06 Haziran 2007

“Dört çarpı dört, eşittir Off-Road” diye başlıyor herşey.

Benzetilen hayvanlar uygun. Sayborg olmaları da; hem doğa taklidini, hem de parlak metal ve hidrolikleri vurguluyor.

Reklamın sonundaki; asfalta geçiş ve görece sessizlik; çok başarılı ve güçlü efektlerden sonra ideal bir bitiş ambiansı yaratmış.

Başka artıları da var. Yapanların eline sağlık.

Puma French77 kampanyası, kameranın hem önü hem de arkası…

Cumartesi, 28 Nisan 2007

Müzik tam anlamıyla uymuş. Mazarin - For Energy Infinite: spot reklam için ideal bir nakarat bölümü var.

15′er saniyelik dört tane reklam filmi, yaratıcı teknikler kullanılarak çekilmiş. Her ülkede gösterilebilecek, hacmine göre uygun bütçeli ve çok eğlenceli bir seri ortaya çıkmış. Esas oğlan ve kızın yürüyüşleri son derece yumuşak; ayrıca tüm seride bulunmasa da, dar alanda zıplayan gençler kıpır kıpır.

Gençlik, ilişkiler, spor ve mutluluk üzerine örnek bir çalışma:


ZIPPER


CLIFFS


TENNIS


DISCS


BU DA KAMERA ARKASI…

(more…)

Papa’nın çevirmeni: Zaman 20 yaşında…

Çarşamba, 29 Kasım 2006

Ses, Serra Yılmaz…

Bir süredir uzakta olsa da, hem çok özellikli hem de hafızamızda yer etmiş bir ses…

Fikir, senaryo, seslendirme, müzik ve görüntüler… oldukça başarılı.

“Toplumsal gösteri” sahneleri; doğallığı yakalamanın en zor olduğu sahnelerdendir mutlaka. İşin içine bir de saldırgan tutumlar girince, sahnenin çuvallaması da kolaylaşır. Montaj ve gösterim hızı teknikleri de kullanılarak başarılı bir sonuca ulaşılmış. Ajansı ve işe emek verenleri kutlamak gerekli.

Radyo versiyonu ise; radyo için bir zorunluluk olan “sözlü drama” daki sözlerin aşırı yumuşatılmasına karşın tatmin edici. Türkiye’deki bazı reklamların radyo versiyonları, televizyon versiyonlarından çok daha etkileyici olabiliyor. İlginç…


Creative Commons License
İlyas Arslan Blog by İlyas Arslan is licensed under a Creative Commons Attribution-Share Alike 3.0 Unported License.