‘Reklam Kritik’ Kategorisi için Arşiv

Alarko Kombi anekdotları

Cuma, 08 Eylül 2006

Deterjan ve kireç önleyicilerin reklam türlerine nasıl olur da özenilir hayret ediyorum. Anekdota ve kötü oyunculuğa (sadelik ve doğallığı taklit etmek zor herhalde…) dayalı bu reklamlar yaratıcılık açısından en fakir reklam türleridir herhalde.

Bazı durumlarda işe yarayabilirler tabi. Bilinirlik yaratmak için en son Alarko kombi reklamlarında olduğu gibi bol gösterimli spot reklamlar az maliyetle hazırlanabilir. Fakat bu reklamların gösterim maliyeti, üretim maliyetlerinden çok fazladır. Ve daha kaliteli bir spot reklam kesinlikle daha etkili olacaktır.

Zaten bu gibi reklamlardaki ürünler, neredeyse içindeki aktif maddelerin bile aynı olduğu ürün gruplarındaki tekil örneklerdir. Kombi gibi deterjana kıyasla çok daha sofistike bir ürün için böyle basit bir yöntem ve sonrasında da çok eski final müziği kullanımı, insana reklamcılık mesleğini sorgulatabilir. Bu reklam serisi, Türk girişimcisi reklamından kesinlikle çok daha zayıftır.

Bir önceki girişimci Anadolu kaplanımız rolünü o kadar başarılı oynuyordu ki; reklamdaki anti-kahraman bir anda süpper bi işbitirici haline geliyordu. Bence reklamdaki başarı; izleyiciyle karakter arasında bir bağ kurması ve insanlara başarabileceklerini, “başarılı”lardan bir farkları olmadığını anlatmasıdır. Senaryonun amacı ise, anlattıklarının ne yazık ki tam tersidir…

Bir önceki reklamla ilgili kendileriyle temasa geçmeye çalışmıştım. Fakat reklamda yayınladıkları web adreslerindeki “ulaşım” sayfası gerçekten de çok komik. Totaline satış noktaları dışındaki tüm alarko-carrier tesislerinin, şubelerin ve müdürlüklerin sadece tek bir info@… eposta adresi var. Bu kadar büyük bir şirketin departmanlarının ayrı ayrı eposta adreslerinin olması gerekliliği tartışılmaz. Fakat info@alarko-carrier.com.tr adresine gönderdiğim mesaja cevap alamamış olmam gerçekten de çok ama çok ilginç.

Bilgisayar, cep telefonu, uydu alıcı verici işleri yapan; benzin istasyonları kuran abimizin web sitesi ve faal bir eposta adresi varsa ne olacak???

Schweppes müptezeri kedicik ve havuzbaşı hayvanlar alemi…

Çarşamba, 06 Eylül 2006

İşte bıktırmayan reklamlardan biri daha. Konudan ziyade yapım başarısı bence. Hayvanlara giydirilen jest ve mimikler üzerinde gerçekten de ince ince uğraşılmış ve işin güzel tarafı mimik animasyonları bile göze batmıyor.

Hayvanların ağızları Türkçe’ye uydurulmamış fakat geçişler çok olduğu için insanı rahatsız etmiyor. Zaten altı üstü hayvan bunlar, ağızların uyumlu olması çok ta gerekli değil…

Ağızların uyumu dedik. Dublajın başarısı da önemli. Türkiye’de istendiğinde mükemmele yakın dublaj yapılması mümkün. Bu reklamda da başarılı bir dublaj var. Reklamın sonunda, filin gülme sahnesi özellikle başarılı.

Yataş mavilim “mavi şeyim” ??…

Salı, 29 Ağustos 2006

Böyle kötü bir müzik, böyle amatör animasyon ve haftalardır süren reklam kampanyası. Hiçbir grafik bilgisi gerektirmeyen, fakat ciddi estetik eksikliği gerektiren bir sonuç. İrili ufaklı mavi noktaları fotoğraflara döşemekten daha basit bir iş olabilir mi bilmiyorum.

Marka bilinirliği, çoğunlukla satış olarak geri döner. Fakat bu satışlar, reklamın başarılı olduğu anlamına gelmez. Bu reklamın yayınlanması için harcanan her kuruş boşa gitmiş kuruştur. Ayrıca böyle bariz bir kalitesizliğin gözden kaçması çok kötüye işarettir.

Umarım kampanya yakında biter de, sesi hem yüksek hem de rahatsız edici bu reklamı gördüğümde kanalı değiştirmek zorunda kalmam artık.

Shop&Miles Garanti Türk Hava Yolları reklamında senkron hatası…

Salı, 29 Ağustos 2006

Reklam sahipleri fazlasıyla büyük. Fakat sonuç tam anlamıyla rahatsızlık verici. Zaten zayıf olan reklam içeriği, nasıl gözden kaçtığını hala anlamadığım playback senkron hatasıyla “taçlanmış”.

Büyük bir bütçeye sahip olduğunu sandığım bu reklam nasıl böyle hatalı olabiliyor anlamıyorum. Fakat asıl sarsıcı olan; reklamın haftalardır gösteriliyor olması.

Adamın ağzı bariz bir şekilde sesten farklı. Ya da bana öyle geliyor…

“Vitra”, “Mr. Proper” ı öneriyor… Reklamlardaki öneriler…

Pazartesi, 28 Ağustos 2006

Bu aralar rastlıyorum Mr. Proper reklamlarına. Reklamın sonunda Vitra’nın Mr. Proper ‘ı önerdiği belirtiliyor. Bunun gibi örneklerle karşılaşmak zaten çok kolay.

İlk sorular: İçinde bile bulunmadığı bir sektördeki ürünü öneren bir şirketin sorumluluğu var mıdır? Yoksa bu şirket ertesi gün rakip bir ürünü de önerebilir mi?

Örneğimiz olan temizlik ürünlerinde riskli kimyasallar, ağartıcılıar kullanılır. Her ürünün kendine has tehlikeleri bulunur ve her üretici sorumludur.

İçinde “öneri” bulunan bir reklamı izleyip, öneren firmaya güveni sebebiyle ürünü satın alan bir tüketici düşünelim. Üründen gördüğü zararı, üreticiye veya aracılara yönlendirmesi mümkün; fakat öneren, tavsiye eden yani aslında kefil olan firmaya da bir sorumluluk düşmez mi?

Bir markanın güvenilirliği; satılan veya kiralanan bir ürüne dönüşmemelidir. Ya da sorumluluk paylaşılmalıdır. Güveni, sonsuz bir krediye çevirmek gelecekte çok ciddi sorunlara sebep olabilir, ve hatta olur.

Bu sebeple örneğimizdeki gibi önerilerin ve tavsiyelerin reklamlarda kullanılmalarına izin vermemek bir yoldur. Daha iyi bir yol ise; potansiyel reklam hedeflerinin, yani tüm insanlarıin bilgilendirilmeleridir. İnsanların, reklamlarda duyulan herhangi birşeyin “yanlış” veya “yalan” olabileceği üzerine uyarılmaları çok daha faydalı olacaktır. Bu iletişim ise, düzenlemeye tabi tutulan mecralar yoluyla mümkündür.

Reklam yapanlar, normal olarak bize mallarını satmak isterler. Fakat bazıları aşırı isteklidir…


Creative Commons License
İlyas Arslan Blog by İlyas Arslan is licensed under a Creative Commons Attribution-Share Alike 3.0 Unported License.